24.12.2009

Ona onu anlatmak - Fındıklı


Bu kez herşeyi en baştan alıp,sanki onu yeniden tanıyormuş gibi tekrardan onunla yakınlaşmayı denedim. Her an onu görmek ve konuşmak isteğimi geride bırakmış,sabırlı ve beni aramadığı sürece gidişatı ona bırakan bir yol çizmiştim. Zaten yakında onu görebileceğim mekanlar ve zorunlu görüşmeler de bitecekti. En kötüsü onu unuturum,zaten zamanla neleri unutmuyor insan diyerek kendimi avutmuştum. Herşey bu sefer farklı başladı,ta ki onun yine her kendi ile zıtlaştığında bunu bana yansıtmasına kadar. Bir cumartesi akşamı yine ona hiç yakıştıramadığım birinin ona yöneldiğini duyunca koyduğum kuralları çiğneyip o gece "Seni ben eve bırakmak istiyordum" dedim. Attığı cevaplar her zamankinden sıcak, sanki o da artık zamanı geldi,seninle farklı bir yola girmeye hazırım diyordu. Her mesajıma cevabını beklediğim sürede onun neleri düşündüğünü biliyor, kaldığı ikilemleri artık ben de yaşıyorum. O hafta perşembe akşamı her ne kadar istemeden beni reddettiyse de, ilk sıkıntı başlamıştı. Ardından kendimi şartladığımdan hiçbirşey olmamış gibi devam ettim,ta ki bir sonraki pazartesi onu tekrardan görene kadar. O gün sanki onunla buluşmaya gidiyormuş gibi giyindim. Kendimi de bizi de yepyeni görüyordum, ancak o akşam ikinci sürprizi yaşadım. Bir insanın karşısındaki ona hayranlıkla bakarken o yokmuşçasına bir telefondan bir başkasına ilan-ı aşk etmesi size ne hissettirir? Hiçbirşey yokmuş gibi yine kendimi tuttum,sanırım en iyi rolleri onun karşısında yapıyordum. Eve dönerken dayanamayıp bir iki kez dokundurdum,onu kırmadan. O hafta onu görmek için yeni bir bahanem daha çıkmıştı,"fransızca öğretmek".Aslında ilk seferinde kulağa hoş geliyordu,düşünsenize onun fransızca öğrenmesi zaten sizi mutlu edecek bir de üstüne üstlük bunu siz başarmış olacaksınız. Eve gider gitmez eski notlarımı karıştırdım,Saint-Michel yıllarına döndüm. Çarşamba akşamı onu bu sefer fransızca dersi ile kandırmaya çalıştım.Ama o kendini o kadar şartlamış ki bir başkası kalbindeyken ne yapsam o duvarları aşamıyorum. Bir sonraki gece son üç senedir en uzun konuşmalarımızı yaptık,beni üst üste araması,sesindeki mutluluk ve beni dinlemekten zevk alması, işte o anın sihri bozulmamalıydı.Sanki odamdaydı,o an ona sarılmış bütün geçmiştekileri çöpe atmıştık. Bir de üstüne beraber yurtdışına gitme durumu,evet demiştim,doğru yer, zaman ve doğru insan. Onun neler yaşadığını bilmek ve sonunu şimdiden görmek beni çıldırtıyor. Bir yandan müzik aşkı,onu müzikle büyüleyen birisinin varlığı ama kendisinin de bildiği gibi onunla hiçbirşey olamayacak durumunun verdiği imkansızlık. Diğer yandan ona ulaşmak isteyen ama amacı sadece yanında onun gibi bir kızın olması olan netten mesaj atan kaybedenler grubu... Bir tarafta onu uzun zamandır bekleyen ve onun deyimiyle derin cümleleri ile onu susturan ben. Her seferinde ona onu anlatmamdan çok kısa bir süre sonrasında kavga ediyoruz. Kendi kendime sorguluyorum,nerede yanlış yapıyorsun? Hayır ne kadar sabırlı olsam da bir yerlerde artık dayanamıyorum,onun gözümün önünde gitmesi beni deli ediyor. Onunla yazılı birşeylerin olduğuna artık eminim,peki yazılan ne zaman yaşanacak. Neden her an onu arzuladığımda bir ceza çekiyorum? Onu görmediğim bir dönem huzurlu oluyorum en azından, ama sonra bir şekilde yine olay ve durumlar bizi birleştiriyor. Ona sarılmış tek bir kare fotoğrafımız var,o da yurtdışında çekildi.Her onu özlediğimde bir kez bakıyorum. Dün son kez deneyecektim,yazdıklarımı ona anlatmayı ama zaten bildiği şeyler,artık daha ne yapabilirim ki? Ona aradığı o sadece sevgisi olan ve istediği hayatı verecek kişinin uzakta olmadığını göstermenin başka bir yolu nasıl olabilir? Sanırım sadece beklemek...Bir fırtına daha geçti,bir daha güneş ne zaman doğar bilmiyorum. O yaşaması gerekenleri yaşayıp geri döndüğünde ben burada olmayacağım,bunu hissediyorum.İşte bazen olaylara ne yaparsanız yapın hakim olamıyorsunuz,tıpkı onunla tekrardan yakın olmanızın istem dışı gerçekleştiği gibi.O sadece satır aralarına bakıp cümlelerinizden kendi istediğini alıyor,umutsuzluk gibi... Zaten en son söylemişti,"Bizim senle yakınlaşmamız iyi olmuyor demek ki böyle bir ilişkimiz olacakmış". Ben tek taraflı nereye kadar götürebilirim? Ona birşeyleri göstermek için bir ters takla atmadığım kaldı. Bu son yazı şimdilik,ilk defa gündüz yazıyorum,hem de iş ortasında Fındıklıda...Gece gücüm kalmamış,ama unutmamak için yazmam gerekiyor. Her geri döndüğümde yaptığım çaba ve aldığım karşılığı görmek, sanırım ancak bu şekilde kendimi ona karşı kontrol edebileceğim. O kadar karmaşık değil belki,tamam işte istemiyor anla deseniz herşey bitecek,ama bunu demek istemiyorum. Çünkü sanırım herkesin arasında içi tertemiz olup sadece yaşamamış olan o,yaşaması ve görmesi gerekiyor aynı noktadan birbirimize bakabilmemiz için.Peki ben? Ne yaşadığımı artık biliyorum,ben bir tek onu seviyorum...

1 yorum:


  1. Virgin sex porn videos, kanlı kızlık bozma gerçek sikişmeleri kesintisiz izleme şansı

    YanıtlaSil