
Artık onunla rahatça çıkabilmek için önümde hiçbir engel kalmamıştı.Sevgilisinden yeni ayrılmış,geceleri onu kaçamak eve bırakmalara,yolları uzatıp onu ikna turlarına son vermenin vakti gelmişti. Hem ikimizde eski boyutlarımızdan çıkıp sevgilisinin gördüğü son konuşmadan sonra artık üstü kapalı da olsa sen ve ben demeye başlamıştık.Ayrıldıktan sonra bir iki görüşmesek te emirgan da kahvaltı teklifime hayır demeyeceğini biliyordum.Gece uyku tutmadı,heyecan doruktaydı artık bu sabah ona herseyı açıklamanın "Şu an dogru zaman artık biz varız." demenin vakti gelmişti. Hem bana bakınca gülüşü kendimi o kadar da emin hissetmemi sağlıyordu ki hani sevgilisi olmasa onu hiç eve bırakmak istemezdim.Boğazı gören bir yerde ona sarılır ve butun dertlerı denıze atardım. Sabah erkenden kalktım,sezon basıydı,bu t-shirt uymadı hayır sunu gıymelıyım derken kendımı ust caddede pull and bear vitririnin önünde buldum,vitrinde kopek desenlı t-shirt ve kaprılı takım vardı,zaten takımı almak aklımdaydı ama sansa bak,onu 10 bucukta alıcam magaza 10 da acılıyordu. Bosver dedim,bir dahaki görüşmemize... Arabayı yıkattım,eskileri giydim,tam dakik kapıdaydım.Her zamanki gülüşüyle indi,artık yolu uzatmadan rahat rahat gidebilirdik.Agzım yanaklarımda yol boyunca gülmem,sürekli ona bakar halim sanırım o çoktan konuşacaklarımı anlamıştı. Emırgan Cınar'a varır varmaz da klasık sekılde heyecanımdan arabam nasibini aldı. Parkedeyim derken küt diye tamponu yamulttum,güldük geçtik,hiçbirşey keyfimizi bozamazdı... Menemenleri yedik,ben gunun esprisini patlattım,o tuzu isterken ben bir menemen daha yiyecek zannettim.. Zaten o cok komik olmasam da gülüyor her gülüşü içimi ısıtıyordu. Bir saat süren geyik muhabbetinden sonra asıl soruyu sorabildim;bizim hakkımızda ne düşünüyosun? Sanırım o an elini tutmam ya da bir hareket yapmam lazımdı.Aklımın bir köşesinde kırık tamponun masrafı,diğer yanda sıkıntılar ancak soruyu sorabildim. Sustu... Sen dedi? Sonra da konuyu geçiştirdi,benimle mutlu olduğunu ama su an hiçbirşey istemediğini söyler gibiydi... Keşke o an anlasaydım birşeylerin ters gittiğini,zaten eski aşkını anlattığın biri senden ne kadar aşk bekleyebilir ki... O sanırım bana değil benim yaşadığım aşka aşık olmuştu. Öğleden sonra bir arkadaşına söz vermişti,hemen gitmem lazım dedi,karşıda yelkenlilere baktık bir süre ve kalkalım dedi. Sorular cevapsız duygular yarım kalmıştı...Peki dedim,zaten yapabilecek hiçbirşey yoktu,kibarca hayır demekti benim anlamadığım. O gun öğleden sonra heyecanla bu konuyu anlattığım arkadaşımla 6 ay sonra birşeyler yaşama durumuna geldiklerini öğrendim,en acısı da bu olsa gerek. Menemenin kırmızı biberi hiç acıtmamıştı ama arkadaşını karşına almak ona bu kadar doluyken arkadaşına birşeyleri anlatmaya çalışmak bir o kadar zordu. Neyse ki o olay çabuk kapandı,kapatamadığım o kahvaltıdan beri binlerce defa aynı cevabı vermesine rağmen halen içimde ona karşı bir umut olmasıydı. Şimdi aklıma geliyor da bana şöyle demişti "Eve dönmeliyim,yaptığımız doğru değil, senin sevgilin sana bunları yapsa ne düşünürsün?" Sanırım onunla en son zevk alarak yaptığım şey onu eve bırakmak olmuştu.

