
Şu an hayatımdaki birçok beni ben yapan özelliğimin oluşmasını sağlayan Saint Michel... Bundan 15 sene evvel Şişli'deki kapıdan içeri girerken ne fransızcayı bu kadar seveceğimi,ne de gelecekte tiyatro gibi bir hobimin olacağını tahmin etmezdim...Şu ana kadar herhalde fransızca öğrenmek için harcadığım çabayı hiçbirşey için göstermemişimdir. Sabahın 6'sında uyanıp kelime ezberlemeler,bitmek bitmeyen punition'lar,kök söktüren hocalar,eski klise olan kasvetli sınav salonu aslında bilmeden hayatımın temellerini hazırlıyordu. Saint Michel ilk aşkla da tanıştığım yer,her ne kadar o çocuk yaşta platonik te olsa hayatım da şans denilen olgunun aslında yazılmış bir kader olduğunu ve bizim ne yaparsak ta yapalım birşeyleri değiştirmeyeceğimizi gösteren aşk.. .Kaderin sizi ne zaman nerede karşılaştıracağını bilemezsiniz. Şu an ise Saint-Michel'in sokağına her arabayı parkettiğimde bir an duraklıyorum,okula her baktığımda içimden keşke demekten kendimi alamıyorum. Hayatta herşey doğru yer ve zamanda yaşandığında güzel,tıpkı Saint-Michel yılları gibi...



