14.09.2009

Saint-Michel-Osmanbey


Şu an hayatımdaki birçok beni ben yapan özelliğimin oluşmasını sağlayan Saint Michel... Bundan 15 sene evvel Şişli'deki kapıdan içeri girerken ne fransızcayı bu kadar seveceğimi,ne de gelecekte tiyatro gibi bir hobimin olacağını tahmin etmezdim...Şu ana kadar herhalde fransızca öğrenmek için harcadığım çabayı hiçbirşey için göstermemişimdir. Sabahın 6'sında uyanıp kelime ezberlemeler,bitmek bitmeyen punition'lar,kök söktüren hocalar,eski klise olan kasvetli sınav salonu aslında bilmeden hayatımın temellerini hazırlıyordu. Saint Michel ilk aşkla da tanıştığım yer,her ne kadar o çocuk yaşta platonik te olsa hayatım da şans denilen olgunun aslında yazılmış bir kader olduğunu ve bizim ne yaparsak ta yapalım birşeyleri değiştirmeyeceğimizi gösteren aşk.. .Kaderin sizi ne zaman nerede karşılaştıracağını bilemezsiniz. Şu an ise Saint-Michel'in sokağına her arabayı parkettiğimde bir an duraklıyorum,okula her baktığımda içimden keşke demekten kendimi alamıyorum. Hayatta herşey doğru yer ve zamanda yaşandığında güzel,tıpkı Saint-Michel yılları gibi...

12.09.2009

R.C.- Arnavutköy


Mükemmellik üzerine kurulmuş bir okul,bu okulun mezunu bir anne babanın oğlu olan ben, daha küçük yaşlardan bir Robertli'den daha çok Robert'li olmuştum. Bizimtepe ve bar geceleri,Homecoming,yazın Bizimtepe'nin havuzu,tenisi,basketbolu ve ilk arkadaşlar... Şu anda ise geriye sadece aile fotoğrafları kaldı.Robert Kolej,Bizimtepe,Plato, sözlerin artık sona erdiği,bir başlangıcın bitişinin öyküsü. Şu anda 15 sene evveline dönüp platonun bahçesinde top oynamak ya da ilkokul arkadaşlarımla doğumgunumu bızımtepede kutlamak için neler vermezdim... Ne yazık ki hayat filminde bir sahneyi başa almak,tekrar oynamak mümkün değil,sadece başrol olduğunuz bölümleri sonradan aklınızda kaldığı kadarıyla izliyorsunuz. Her ne kadar fransız eğitimimle gurur duysam da bu okula hayran kalmamak elde değil,hele bir de benim gibi hayatınızda yeri varsa. Bogazın sırtlarında daha el değememiş mekanlardan biri Robert'in platosu.. Bir gün yolunuz düşerse platodaki tarihi taş banka oturmayı unutmayın, o bankın size anlatacak o kadar çok aşk hikayesi vardır ki, ben en azından iki tanesini biliyorum...

Aşşk café - Kuruçeşme


Aşk café'ye ilk gidişim bundan seneler önce bir Fransız grubun pazar kahvaltısı içindi. O zamanlar bu bogaza sıfır şirin kahvenin hayatımdaki bir çok değişikliğin tanıklarından biri olacağını tahmin edemezdim.Bir kaç sene evvel de bir arkadaşımın hoşlandığı kıza yapacağı sürprizin hazırlıgını yaptığım mekan oldu. Aslında o gun bilmeden kendime hayatımın sürprizini yapıyormuşum!
Unutmadan, aşk cafe pazartesi günleri kapalı,siz de benim düştüğüm hataya düşüp sürpriz yapayım derken yagmurlu bir pazartesi gününde kapıda kalmayın.Aşk cafe'yi baharın kendini gösterdiği ilk günlerde ya da yazın son günlerinde haftararası bir öğlen yer bulabilirseniz deneyin. Cumartesi akşamları ise yan taraftaki Mia Mensa'dan gelen müzikler aşşk cafe'nin tadına tad katıyor. Aşk café bunun yanında benim için adı gibi aşkı tadabildiğim bir yer olamadı maalesef... Bu zamana kadar kimle gittiysem sonu pek ugurlu gelmedi. Ama aşk café'ye bu konuda kabahat bulmak komik olur, çünkü güzel bir ortam yaratmak için bütün detaylar düşünülmüş. Servisin,otoparkın,porsiyonların sorunlu olduğu bir mekan olsa da manzarası ve ambiyansı ile bu eksikliklerini kapatıyor. Nişantaşı şubesi de var, o bu sorunları aşmış ama Kuruçeşme'de aşkı yaşamak başkadır. Evet aşşk kahve bir İstanbul klasiği,sevdiğiniz kişi aşşk ta başbaşa bir kahve içmeyi kesinlikle hak ediyor...

9.09.2009

Armada terrace - Sultanahmet



Güzel bir yaz akşamı,günlerden pazar,hem onu biraz manzarayla etkilemek hem de onunla başbaşa kalmak istiyorsunuz. Taksim- Bebek paralelindeki teraslardan farklı onunla özel konulardan konuşabileceğiniz bir yer arıyorsunuz. Bu arada ya güzel bir yemek ya da yemek sonrası iyi kalite bir şarap tercihleriniz arasında. Mum ışığı eşliğinde slow bir müzik, ona eşlik eden Adalara kadar uzanan Marmara Denizi, Ayasofya ve Sultanahmed manzarası... Bu saydıklarım Armada terasın özeliklerinden sadece bazıları. Armada teras sadece akşam için değil güzel bir öğle yemeği veya pazar kahvaltısı için de doğru bir tercih. Benim favorim bol menemen,armada böreği,biraz tulum peyniri ve tabii ki bal ve zeytin.Bunun yanında karışık şerbet de fena gitmez. Armada terasın apayrı bir özelliği daha var,son 6 senedir yeni yıla merhaba dediğim mekan olması..Her sene sevdiklerimizden uzakta şampanlayalarımızı patlatırken ilk mesajı attığım kişi değişse de yenı yıla merhaba coşkusu sanki ilk seneki gibi...1001 gece masallarını yaşamak için halen zamanınız var,kahvaltıda görüşmek üzere...

7.09.2009

BIENVENUE


Hoşgeldiniz ! İstanbul'da her semtin benim için ayrı bir anlamı vardır,o semtlere her gittiğimde o günleri tekrar yaşar bazen hüzünlenir bazen de kendi kendime gülümserim.. Son 6 senedir yani turizme tam olarak başladığımdan beri bu anılar gittikçe daha anlamlı olmaya başladı.Bu anıları unutmamak ve size de yaşanmışlıkları yaşatmak için artık yazmaya karar verdim.Peki neden histoire d'un amour? Taksim'deki eski evimizde mutlu günlerin hiç eksik olmayan şarkısı,historia de un amor,bitmeyen aşk hikayesi.. Hepimizin mutlu ya da mutsuz bir aşk hikayesi vardır,o aşkı yaşadığımız her yer bizim için özeldir... Peki bu yerlerden bir gün tekrar geçtiğinizde neler hissedersiniz? İster hüzünlenin ister gülümseyin o an hayattan tad almaya başlarsınız. O zaman gelin geçmişe bir yolculuğa çıkalım,yanımızda sevdiklerimiz fonda fransızca müziğimiz İstanbul'u tekrardan yaşayalım.. Göreceğiniz yerlerden halen gitmediğiniz varsa sakın vakit kaybetmeyin,halen yeni bir aşk hikayesi yaşamak için önünüzde koskoca bir hayat var...