
Artık gerçekleri daha fazla içimde tutamayacağımı anlamıstım.Hele o son gece onları kutlamada gordukten sonra yaptığım telefon konuşması herşeyi ele verir gibiydi... Hemen görüşmemiz gerekiyor dedim.Ertesi gece onu aldığımda arabada elini tutmuyordum,fırtına öncesi sessizlik hakimdi. İlk buluştuğumuz yer olan Fenerbahçe'ye gittik,Gloria'ya üst kata çıktı..Yüzü bir telaş,sanki söyleyeceklerimi biliyormuşçasına bana bakıyordu.Ona bir anda sanki şekeri uzatırmısın der gibi "Başkasını Seviyorum" dedim. Bir anda gözleri doldu,ardından birbirimize sarıldık,ağlamaya başladık.Seni de seviyorum ama ona aşık oldum ve unutamadım dedim,sanki ben de kendi dediğime inanmıyordum.Bir insan bir başkasına aşıkken birini nasıl sevebilir. 3 temmuzdan beri içime attıklarım artık sanki günah çıkarıyordu,artık en azından rahatladım dedim.İmkansızı başarmış ve ona herşeye rağmen söyleyebilmiştim. Gece eve dönerken ikimizde sanki bunları söylememiş gibi birbirimize sarıldık,unut onu temizle artık dedi.Sanki o kadar kolaydı da bu kadar zaman ben kendime acı çektirdim. Neden her hafta aynı saatte aradığında sesimin değiştiğini, sinirlerimin bozuk olduğunu artık daha iyi anlıyordu. Aslında o gece sadece kendimi kandırmış,sonu olmayan bir girdaba girmiştim.Sonunda ne kendimi ne onu mutlu edebildim,ne sevmeyi ne de bırakmayı bilemedim. O bana aşıktı,ama ben başkasını seviyordum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder