4.11.2009

Tahta Sandık- Smyrna Cafe- Cihangir


Onu bu zamana kadar affedemeyeceğim tek konu beni onunla aynı ortama defalarca sokmasıydı hem de bile bile... O gece de aynı hareketi yapmış ,beni çileden çıkarmıştı. O akşam ilk defa arabasına binmiştim. Bir hafta evvel yaptığım kazadan sonra bu sefer ondan beni eve bırakmasını rica etmiştim,dönüşte geç kalmamak için acele ediyordu ki gözlerimden aslında onun için bir hazırlık yaptığımı anladı."Keşke daha evvel söyleseydin,insanlara işim var der hemen giderdik ama geç oldu şimdi." Dedi.Israrım sonucu Taksim'in,oradan Cihangir Smyrna'nın yolunu tuttuk. Yolda babası aradı. "Merak etmeyin,Mois yanımda,eve bırakıp geleceğm " dedi. Ona gezinin ikinci kısmında yazdığım bütün mektupları ve hediyeyi gündüz bir saatlik yemek arasında hızlıca eminönünden aldığım sandığın içine koyup oradan da Smyrna'ya teslim etmiştim.Eğer olabilseydi,yemek sonrasında içinde mektuplar,Şirince köyünden gelen şarap ve birkaç hediye ile birlikte masaya gelecekti.Kafeye vardığımızda arkadaşlara kalamayacağımızı belirtip,hemen sandığı arabanın arkasına koymalarını rica ettim.Önce ne olduğunu,neden geldiğimizi anlamadı...Teypte çalan cd'yi ona verdiğim cd olduğunu zannedip aldım,ama o bir başkasının hediyesiymiş!! Bu arada smyrna café gerek personeli,gerek yemekleri ile bir cihangir klasiği, hele bilmeyen için haftarası bir akşam yemeğinde neo-klasik tarzıyla size Çukurcuma havasını en iyi şekilde hissettiriyor. Zaten sevdiğim insanları her zaman ilk bildiğim,beni tanıyan yerlere götürürüm,buralarda kendimi daha iyi hissediyorum,en azından sürpriz yapacak kişinin ben olacağını biliyorum.Sandık arabada arka koltukta evimin sokağına vardık,biraz ilerde durdu,nasıl döneceğini anlattım.İnerken sandığı almıyormusun diye sorduğunda,ona ait olduğunu söyledim.Şaşırdı ve gülümsedi.Eve döndüğümde o sandığı sadece vermek zorunda olduğum için verdiğimi biliyordum. Sonradan konuşmalarımızda hediyelerimin kendi özel sandığında özel bir yeri olduğunu anılara ne kadar önem verdiğini söyledi . Keşke o gece sandığı da benim hislerimle birlikte çöpe atsaydı ,şarabı da sevgilisi ile içseydi. O gece smyrna'nın içinde olduğu tek başarısız geceydi,oysa bundan evvel çok mutlu zamanlarım olmuştu o cafede,en son bir bu anı kaldı aklımda,o yağmurlu gece ve smyranın önünde durduğumuz beş dakika...O günden sonra bir daha Smyrna'nın tadı da bir daha aynı olmadı,bir dahaki gittiğimde arkadaşlar "ee abi ne oldu,hediyeyi verdin mi ? dediklerinde,diğerleri gibi onlara da sadece evet dedim konuyu kapatmaya çalışır şekilde gülümseyerek..." Bana bir yazısını yollamıştı ilk zamanlarda,başlığında "unexpected love " yazıyordu,kim bilirdi ki benim yaşadıklarımın aslında unexpected love olduğunu? Şu an ise en kötüsü onu görmemek için en zevk aldığım yerlerden,zevklerden vazgeçmeye hazırlanmam,aslında gitmesi gereken ben değilim,o başından bana bırakmanı istemiyorum demişti,bunu derken bile o kararının son kararı olduğunundan bir o kadar emindi ki, peki ya ben ? Yeter artık bu işkenceye dayanamıyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder